9 Eylül 2009 Çarşamba

Tevbenin Kabul Alametleri (Abdulkadir Geylani)


Tevbenin kabul olmasına ilişkin birçok alâmet vardır. Abdulkadir Geylani (K.S) şöyle buyurmuştur:

"Tevbe edenin tevbesinin kabul olduğu şu dört alâmet ile belli olur:

Dilini boş ve lüzumsuz sözden; yalan, gıybet ve nemimeden (laf taşımaktan) korumasıyla.
Kalbinde herhangi bir kimse için kin, çekememezlik görülmemesiyle.
Kötü arkadaşlardan ve yaramaz kimselerden uzaklaşmasıyla.
Tevbe eden, Allah-u Zülcelal' e taat yapmaya gayret ederek, günahlarına pişmanlıkla istiğfar edip, ölüme daima hazır bulunup, onun için hazırlanmasıyla.
İbn Abbas (R.A)’ dan rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Nedamet (pişmanlık) duyan kimse, Allah' tan rahmet bekler. Kendini beğenen kimse de Allah' ın gazabını bekler. Ey Allah'ın kulları! Herkes ne yaparsa, ona giderek (ölüm anında gideceği yeri görerek) güzel ve çirkin amelini görmeden dünyadan çıkmaz. Amellerin değerli sonucuna bakar. Gece ile gündüz binektirler. Ahirete gitmek için üzerlerinden güzelce gidiniz, işinizi geciktirmekten sakınınız. Çünkü ölüm ani olarak gelir. Hiç biriniz Allah' ın hilmine (müsamahakâr davranmasına) aldanmasın. Çünkü cennet ve cehennem sizden birinize ayakkabısının bağından daha yakındır." (Ramüzü’l-Ehadis: 1/237)

Bundan sonra şu ayet-i kerimeyi okudu: "Her kim zerre kadar bir hayır işlerse onu (karşılığını) görecektir. Her kim de zerre kadar bir şerr(kötülük) işlerse onu görecektir." (Zilzal; 7-8)

Hülasa olarak tevbenin şartları mevcut olursa, tevbe mutlaka kabul olur. Tevbenin kabul olunmasında şüphe yoktur. Akıl sahipleri için tevbe hakkında bu kadar açıklama kâfidir. Allah-u Zülcelal hepimize ‘tevbe-i nasuh’ u nasip etsin ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder